Eski Otellerden Yeni Nesil Otellere

Türkiye’nin en eski otelleri kervansaraylar Anadolu’da çok çeşitli faaliyetler için kullanılmaktaydı. O dönemlerde bu kervansaraylar tacirler, dervişler, askerler ve daha birçok farklı iş için kullanılmaktaydı. Bu kervansaraylar şimdi ki 5 yıldızlı her şey dahil tatil anlayışından çok uzaktı. Bu dönemde özellikle tacirler ve kervanlar için pazar olarak da kullanılmaktaydı. Bu kervansarayların yapılması gereken yerler, menzil olarak adlandırılır ve genelde ihtiyaçları karşılaması amacıyla her 30-40 km arasında ve önemli ticaret yolları üzerinde inşa edilirdi.

Özellikle Selçuklu döneminde önemi çok iyi anlaşılan kervansaraylar, ülkede önemli liman giriş çıkış noktaları olan Sinop ve Antalya’da da inşa edilmişti. Ticaret ile uğraşan kervanları korumak için devlet bir nevi sigorta görevi bile yapıyordu. Yolda herhangi bir saldırı ve yağmalanma durumunda bu zararlar karşılanıyordu. Ayrıca han ve kervansaraylarda mescitler, kütüphaneler, yemekhaneler, hamamlar, şadırvanlar, hastaneler, ayakkabıcılar ve nalbantlar bulunmaktaydı. Evet, görüldüğü üzere aslında günümüz 5 yıldız otellerinden çok da aşağı kalır yanları yok. Hatta saldırılara bile dayanıklı kale gibi duvarları ile kışla olarak bile kullanılmaktaydı. Selçuklu ve Osmanlı döneminde kevansaraylar ve hanlar devlet tarafından yaptırılır ve devlet için önemli gelir kaynağı yaratırlardı. Bu kervansaraylar aslında birer vakıftı. Zengin, fakir, müslüman, gayrimüslim demeden her türlü ihtiyaç ücretsiz olarak karşılanırdı. Osmanlı döneminde de önemini devam ettiren bu han ve kervansaraylar 20. yüzyılın sonlarına doğru ticaret yollarının değişmesi ile önemini yitirmeye başlamış ve neredeyse yok denecek kadar azalmıştı.

Günümüz konaklama ihtiyaçları ise artık tamamen farklı bir durumda, gündelik hayatlarında oto pilot şeklinde hareket eden kitlelerin, aynı anda gittiği ve aynı anda geldiği birer yeme içme, güneşlenme ve çeşitli eğlence aktivitelerinin yapıldığı yerler konumunda. Özellikle her şey dahil otellerin günümüzdeki yükselişi durdurulamaz bir hal almış vaziyette. İyi mi kötü mü derseniz, bu tarz bir eğlence ve tatil anlayışı aslında israftan başka bir şey değil. Ülke olarak artırılması gereken kültür ve tarih turizmi olmalı, insanlar önce bulunduğu çevreyi çok iyi tanımalı, tatil kavramının sadece kapitalizmin bize dayattığı bir pazarlama ürünü olduğunu iyi bilmelidirler. Tatil tabi ki olmalı ancak her alanda olduğu gibi bu alanda da tatil bilincinin artırılması gerekmektedir.